3 Eylül 2009 Perşembe

Ross Daly Albümlerindeki Türk Müziği

Ross Daly ismini Bustan Abraham'ın Abadai (1996) albümü dolayısıyla tanıdım. Albümün aynı zamanda en uzun (25:47) parçası da olan Iokasti's Dream onun bestesi. Parçada ilk göze (kulağa) çarpan harikulade bir klasik kemençe icrası. Kendisini biraz araştırınca özellikle yaylı çalgılara kafayı takmış bir müzisyenle karşılaştım, hem de Anadolu ve Ege müziğine hayran bir müzisyenle...

İrlanda asıllı İngiliz müzisyen Ross Daly, ailesinin farklı ülkelerde yaşaması dolayısıyla farklı enstrumanlarla haşır neşir olmuş. Piyano sanatçısı olan annesi dolayısıyla notalara aşina olan müzisyenin enstrumanlarla ilişkisiyse çocuk yaşta Amerika'dayken çello eğitimi almasıyla başlıyor. Bu ilk deneyim onu yaylı çalgılara karşı daha bir alakalı yapmış olsa gerek. Sonraları Japonya'da klasik müzik eğitimi alıyor. Gitar ve telli çalgılarla olan münasebeti de bu yılların ürünü. Müziğe olan ilgisi arttıkça dünyanın farklı bölgelerinin müziklerine kafa yoruyor ve o bölgelere ziyaretlerinde ilk oranın müziğiyle ve enstrumanlarıyla ilgileniyor. Doğu müziğine olan ilgisi Monterey (Kaliforniya) Festivali'nde büyük sitar üstadı Ravi Shankar'ı görmesiyle başlar. Bu ilgi onu Afgan ve Hint müziğine yönlendiriyor ve bölgenin yerel sazları rebab ve dutar ile bu yıllarda tanışıyor.


Yetmişli yıllarda Girit'e yerleşiyor ve "büyük üstad" dediği Kostas Mountakis'ten (soldaki fotoğraf) yörenin yerel yaylısı olan lyrayı (Girit kemençesi-Cretan lyra) çalmayı öğreniyor. O gün bugündür elinden düşürmediği lyra, Ross Daly denilince ilk akla gelen enstruman. Albümlerindeki enstrumanlara bakacak olursak virtüözü olduğu Girit kemençesi (Cretan lyra) ve tarhu başta olmak üzere klasik kemençe, rebab, kabak kemane, yaylı tanbur, tanbur, lavta (lute), buzuki, ud, tar, dutar, afrika harbı, kemançello, sordina, sarangi, bulgari, kopuz, bağlama ve cura benim tespit edebildiğim çaldığı enstrumanlar. Kimbilir daha neler vardır, neler...

"Gez dünyayı gör Konya'yı" dedikleri gibi Ross Daly de dünyayı gezmiş ve bölgemiz müziğinde duraklamış. Albümleri baştan sona Ege ve Anadolu kokmakta. 1975 yılından beri yaşadığı Girit'ten sık sık Anadolu'ya, İstanbul'a gelen müzisyen, kendi sitesindeki tabiriyle Osmanlı Klasik Müziği dediği Klasik Müziğimiz ve Türk Folklorik Müziği konusunda da epey araştırmalar yapmış. Albümlerinin muhtevasını bir göz geçirelim isterseniz.


Önceleri farklı müzisyenlerin albümlerine destek veren Ross bey, Pnoi (1990) adlı ilk albümünde Çiçek Dağı’nı yorumlamış. Sekiz dakikaya varan kayıt naif naif başlıyor 3.25 de bir coşuyor ki akla ziyan. Albüm kapağında Ross Daly’nin wooden spoons çaldığı yazılı. Ne mi bu wooden spoons; bildiğimiz kaşık, tahta kaşık. Böylesi bir oyun havası çalınacak da tahta kaşıklar şaklamayacak, olacak iş değil…




Yar yar…
Çiçek dağı derler var mı sana zararım
Yar yitirdim uğrun uğrun ararım
Of of of of…
Üç güneydi benim kavlü kararım
Geçti günler gelmiyor yar
Şahım ey, ömrüm ey

...
Pnoi albüm fotoğraflarından biri: Soldan sağa Amin Algabu, P. Papetropoulos, Vassilis Soukas ve Ross Daly


Pnoi albümünün ikinci parçası Kemençeci Nikolaki'nin Şehnaz Saz Semaisi. Albümde klarnet çalan Vasilis Soukas'ın nağmeleriyle bir başka oluyor semai. Tanburi Cemil Bey'in ünlü eseri Çeçen Kızı da albümde yerini almış. Son ilgimi çeken de Samai Al Thakil isimli Arap şarkısı. Arap şarkılarında görülen o bir yandan dertli, bir yandan ritmik yapı burda da karşımıza çıkıyor. Fakat albümde Arap parçası olduğu yazılı olmasaydı bunu bir Türk eseri zannederdim. E müziğin vatanı, sınırı yok...
1991'de bilinmeyen bir kaydında rastladığım Laouto (Lute) yani Lavta parçası sonraları Bustan Abraham'ın Abadai albümünde karşılaşacağımız Iokasti's Dream'in bir yorumu. Kendisiyle tanışmama vesile olan parçanın 1994 tarihinde kaydedilmiş bir videosu var.

video
Ross Daly (lavta) & Sokratis Sinopoulos (kemençe) & Keyvan Chemirani (zarb)- Iokasti's Dream (1994/Berlin)


Mitos (1992) albümünün girişinde Tekez adlı bir parça var. Bunun Teke Zortlatması olduğunu düşünürken bir anda Okay Temiz'in İstanbul'da Eylül (1989) albümündeki Tekez Otlatması aklıma geldi. Evet evet ismi bu, Tekez Otlatması. Bunun Muğla ve Antalya'da çalınıp-oynanan Teke Zortlatması'yla sanırım bir alakası yok. Olsa olsa Okay Temiz ona bir nazire olarak bunu bestelemiştir. Albümün devamındaki cura ile çalınmış olan Karsilamás isimli parça Anadolu'nun dört bir yanında görülen bir oyun türünün ismi. Giresun ve Trakya karşılaması ilk aklıma gelenler, burdakiyse Trakya Karşılaması. Bundan sonraki parça yine tanıdık, Ketencoğlu'nun İzmir Hatırası (2008) albümünde de yer alan Milo mu ke mandarini, elmam mandalinam benim. Coğrafyamızda gezinen Ross Daly bu güzel Rum şarkısını da atlamamış, atlanacak türden bir parça değil.


Thalassa Mavri (Karadeniz) ise bildiğimiz Aydın türküsü Eklemedir Koca Konak. İlerliyoruz ve karşımıza Tanburi Nedim Ağa'nın Sultaniyegah Saz Semaisi çıkıyor. Bu parçaya bitişik Tanburi Cemil Bey'in Nikriz Sirto'su çalınmış. Afou 'heis allon sti kardia isimli parça ise bağlamanın vuruşlarından mı nedir o kadar bizden, o kadar güzel bir türkü ki. Bir de Milo mu ke mandarini ile bu parçayı söyleyen bayanın (Spyridoula Toutoudaki) sesi harikulade. Parça Balkan Blues toplama albümünde de yerini almış.











Milo mu ke mandarini (elmam, mandalinam benim)
Mes ta ğlika matakia su (tatlı gözlerinde)
Mes ta ğlika su kali (tatlı güzelliğinde)
Eksehasa siga siga (yavaş yavaş unuttum)
Kathe ağapi alli (diğer bütün sevgileri)Milo mu ke mandarini (elmam, mandalinam)Kino pu'pame tha yini (o dediğimiz olacak)
Ke tora pu s'ağapisa (seni sevdim seveli)
Trellenom' oloena (deliriyorum)
Ke hanome ke svinome (kayboluyorum)
Ağapi mu ya sena (siliniyorum)Ela me ton tahi(dh)romo (sevgilim senin için)Pu'ne ğriğoros sto dromo (en hızlı postacıyla gel bana)
Polla thimume na su ipo (çok şey söylemek istesem de)
Ma san se ido ta hano (şaşırıyorum seni görünce)
Ki ap'tin ağapi tin poli (duyduğum sevgiden)
Kondevo na pethano (korkarım öleceğim)
Ela ela pu su leğo (gel bana)
Mi me tirannis ke kleğo (eziyet etme, ağlıyorum)
Den me pistevis ma tha'rthei (şimdi inanmıyorsun)
Keros na me pistepsis (ama birgün inanırsın)
Ston kozmo otan (dh)en me vris (ne kadar da arasan)
Oso ki an me ğirepsis (bulamayacaksın beni dünyada)
Milo mu ke mandarini (elmam, mandalinam)
Kino pu'pame tha yini (o dediğimiz olacak)


Müzisyenin, aile boyu ritimci olan İranlı Chemirani ailesinin babası Djamshid (Cemşid) Chemirani (soldaki fotoğrafta) ile beraber kotardığı An-Ki (1995) albümüne bakacak olursak Yağcılar Zeybeği ile karşılaşırız. Öyle bir zeybektir ki bu, sözsüz sadece oyun havası olmasına rağmen çok cümleler barındırır içinde. Şunu da demeden geçemeyeceğim, nedense bu zeybeğin İzmir yöresine ait olduğunu hep yadırgamış, Ankara zeybeklerine benzetmişimdir. Bir örnek vermek gerekirse Karaşar Zeybeği yeterli olur sanırım. Karaşar Zeybeği'ni ve hikayesini başka bir yazıya bırakayım en iyisi... Albümün 13 dakikalık uzun parçası Pervane ise sanırım şem (mum) ile pervane'nin hikayesinin sazlarda dillendirilmiş hali. Parçanın başlarındaki melodik tekrarlar pervanenin mumun etrafında dönüp durmasını, ortalarında hızlanan melodiyle araya giren ritimler pervanenin cesaretle muma yaklaşmasını ve sonlardaki yavaşlamalar mumun ateşiyle yanan, tutuşan, can veren pervanenin hal tercümanı olsa gerek.

İçmişiz vahdet meyinden aşk ile mestaneyüz
Per urur şem'i cemal-i yare biz pervaneyüz

İki cdlik Elefthero Simio (1996) albümü baştan sona Ross Daly bestelerinden oluşuyor. Bu albümde lyra ve kemençeden daha çok rebab ve yaylı tanbur ön planda. Sitesinin fon müziği olarak da bir kısmını kullandığı Ishtar, Ortadoğu ve Asya konulu belgesellerde kullanmak için birebir bir parça. Albümdeki parçaların ortalama uzunlukları 20dk.

Niki Tramba'nın vokalde olduğu At The Café Aman (1998) albümünün müzik direktörlüğünü üstlenen Ross Daly bu albümde ayrıca uduyla Niki hanıma eşlik ediyor. Albümün ilk parçası Éimai Orfanós Apó Paidhí özellikle çok ilgi çekici. Bu parçaya ney çok yakışmış, neyzen Giorgos Symeonidis'in eline nefesine sağlık. Albüm baştan sona harika şarkılarla dolu. Hele hele her enstrumanı; klarnetten uda, kemençeden neye, kanundan bendire bir arada fakat birbirine girmeden tadabileceğimiz, 12 dakikalık olmasına rağmen hiç sıkmayan To Óniro Tou Christou parçası enfes. Katináki ise bizim Kastamonu türküsü Çanakkale İçinde'nin kaşıkların şakladığı, şen şakrak hali. Hoş bizde de bu canim türkümüzü oyun havası gibi çalanlar çıkabiliyor! Belki de bu "ölüme, düğüne gider gibi gitmek" düşüncesinin bir yansımasıdır...
Çanakkale içinde bir uzun selvi
Kimimiz nişanlı kimimiz evli
Of gençliğim eyvah...





Albümün devamında sabâ makamında bir kanun taksimi var ve ardından sabâ makamında Pséftise Pléon O Douniás şarkısı geliyor. Tabi makam aynı olduğu için Mendilimin Yeşili türkümüze epey bir benziyor, olsun o kadar da. Fakat son parça Éla Pashá Mou Köroğlu'nun Benden Selam Olsun Bolu Beyine türküsünün tıpkısı, Yunanca sözlerini çok merak ettim doğrusu, bir kahramanlık türküsünün melodisini aşk parçası yapmamışlardır umarım!
Ross Daly'nin teşvikiyle çıkan Chemirani ailesinin üyesi Bijan Chemirani'nin Gulistan (2001) albümünü de anmadan geçmemek lazım. Bize Şirazlı Sâ'di'nin hikmet kitabını hatırlatan bu albümde Ross bey; Chemirani'ye lyra, lavta, saz ve rebab ile eşlik ediyor. Özellikle Zeimbeki ve Naom Gaffani dikkat çekici parçalar ve Ross Daly eliyle ortaya çıktıkları aşikar...

Beyond the Horizon (2002) albümünde Dakrizo Me Parapono ismiyle icra edilmiş olan bizim İstanbul türküsü Ada Sahillerinde Bekliyorum diye bildiğimiz, Yunanların Matia Mou dediği şarkı var. Bu şarkı epey tartışmalıdır. Yesari Asım Arsoy'a ait olmasından, Rum şarkısı olmasına, II. Abdülhamid'in kızı Şadiye Sultan'ın, şarkının kendisine nişanlısı tarafından yazılmış olduğunu söylemesine* ve bence en olası olan Arap melodisi olmasına kadar epey sahibi olan bir şarkı-türküdür. Matia Mou'nun sonradan melodiye eklemlenmiş sözleri apaçık ortada. Onu bunu bırakalım da Arap usulü ritmiyle Ahmet Kaya'nın söylediği bir başkadır...

Her zaman sen yalancı ben kâni
Her zaman orta yerde bir mâni
Her zaman sen uzakta ben müştâk
Her tekâkkide bir hayâl-i firâk


Ayrıca Beyond the Horizon (2002) albümünde bir de Perde Kaldırma Taximi adıyla perde kaldırma icrası var. Genellikle insan sesiyle yapılan doğaçlama kabiliyeti ve ustalık isteyen bu icra türüyle ilgili Mehmet Gültekin'in yazısı epey açıklayıcı olacak kanaatindeyim.
http://neyforum.net/post54974.html
Kin Kin (2002) albümünde yukarıda bahsettiğimiz Bayati makamındaki Samai Al Thakil isimli Arap parçası ve Tekez dışında, Ross beyin kendi bestesi bir Nihavent Zeybek var. Sonrasında Three Bektashi Nefes adıyla on dakikalık bir parça bulunuyor. Üç adet parça ardarda sıralanmış. Sondan başlamak gerekirse en sonuncusu Aşık Veysel'in Uzun ince Bir Yoldayım türküsü. Ross bey, Erkan Oğur ile Okan Murat Öztürk'ün Hiç (1999) albümdeki hallerini dinlemiş olacak ki ilk iki parça olan Zahit Bizi Tan Eyleme ve Nesimi şiiri Yüzün Gördüm Dedim Elhamdülillah bu albümdeki halleriyle hatta daha da tanınmaz halleriyle karşımıza çıkıyor. Tanınmaz olduğu için hatalı yazmış olabilirim, affola. Yanlış anlaşılmasın şikayetçi falan değilim bundan, aksine harikulade icralar ve düzenlemeler bunlar...
Yüzün gördüm dedim elhamdülillah
Boyun gördüm okudum kulhüvellah
Müselsel zülfünü gördüm muanber
Mukavves kaşların nasrun minallah
Balkan coğrafyasını inceleyip de Bektaşi nefeslerinden habersiz olmak olanaksız tabi. Bilenler bilir Balkanlarda Bektaşilik müslümanların olmazsa olmaz bir kavramıdır. Hatta şöyle bir olay hatırlıyorum: bir tv programında Makedonya'yı gezen sunucu "siz müslüman mısınız" diye bir Bektaşi'ye soruyor. Babaerenlerin cevabı "biz Bektaşiyiz" oluyor. Daha uzun lafa gerek yok, işte bu derece önemlidir...
Albümdeki diğer parçalar Balkan şarkıları. Ritmik Bulgar ve Makedon parçaları bize pek yabancı gelmediği için zevkle dinleniyor. Özellikle Osogovka isimli Makedon halk oyununu çok beğendim. Bizim tulum, İskoçların bagpipe (biz İskoç gaydası deriz ya), Yunanların sabouna, Makedonların gajde dediği enstruman eşliğinde yerel kıyafetleriyle hora oynuyorlar. Fakat buraya sadece müzisyenlerin yer aldığı bir video aldım. Kar gibi saçlarıyla tulum çalanlardan biri Birol Topaloğlu'na o kadar benziyor ki !

video
Makedon Halk Oyunu Osogovka

Kin Kin (2002) albümünde son olarak Hatif isminde bir Ross Daly bestesi var. Çok acılı, hüzünlü bir parça ve bir yandan da çok tanıdık. Hatta Ramazan ayında olduğumuzdan mı nedir yer yer bana Selahattin Pınar'ın Yunus bestesi Gel Gör Beni Aşk Neyledi'yi hatırlattı!
Cross Current (2003) albümünde de bizden bir şeyler bulmak pekala mümkün. Albüm Gamzedeyim Deva Bulmam'ın bestekarı Kemani Tatyos Efendi'nin Kürdilihicazkar Saz Semaisi ile başlıyor. Bu albümde bağlamayı da epey kullanmış Ross Daly, Zarif ve Akyel parçaları güzel bağlama icraları içeriyor.
Bu albümde de bir Bektaşi nefesi, sözleri Şah Hatayi'ye ait İptidadan Yol Sorarsan karşımıza çıkıyor. Fakat nefeslerin enstrumental çalınması pek anlam ifade etmiyor bana. Dini musikimizde esas olan sözdür, müzik ikinci plandadır. Bu müziğin hiç önemsenmediği anlamına da gelmez, dileyenler Şahı Merdanın Avazı Turna Derler Bir Kuştadır isimli, sözleri Pir Sultan'a atfedilen şiirin bestesine bir bakıversinler, üst düzey bir musikiyle karşılaşırlar...

İptidadan yol sorarsan sofu
Yol Muhammed, Ali'nindir.
Yetmiş iki dil sorarsan
Dil Muhammed, Ali'nindir.
Cross Current albümünde son olarak Folksong from Azerbaijan ismi verilerek Beni Attın Ay Gız Ataşa (Ay Gız) isimli Cihangir Cihangirov bestesi var. Ülkemizde de çok iyi bilinen, çalınıp-söylenen bu beste kanaatimce gayrı türküleşmiştir. O nasıl bir çağırmaktır, yalvarmaktır...
Albümlere devam edecek olursak IRIS (2003) proje albümünde yukarıda bahsi geçe Ay Gız türküsü yer alıyor, Bayati-Shiraz adıyla. Bu albüm Yunanistan'dan Azerbaycan'a, oradan Hindistan'a doğru giden bir albüm. Sitesinde albümü parantez içinde "Greece, India, Iran" olara tanımlama gereği duymuş zaten. Albümde Stars of Gandahara özellikle çok renkli ve eğlenceli bir parça.
Mitos albümündeki vokalleri dolayısıyla yukarda bahsettiğimiz Spyridoula Toutoudaki'nin Me Ti Fevga Tou Kairou (2003) albümünde de Ross Daly'yi görmek mümkün. Yine birbirinden güzel Yunan şarkılarını icra etmişler. Önceki albümlerden aşina olduğumuz Nedim Ağa'nın Sultaniyegah Saz Semaisi ve Afou 'heis allon sti kardia isimli Yunan şarkısı tekrar karşımıza çıkıyor. Albümde Dede Efendi'nin Görsem Seni Doyunca adlı rast makamındaki bestesi de var.
Görsem seni doyunca
Doyunca seni görsem
Sevdim seni ben câna
Câna seni ben sevdim

Gel gül yüzlü cânân
Gel etme çeşmim giryân
Seninle bir gece olalım nihân
Kaçma ey peri sen, söyle kiminsin
Sen benim misin, söyle aman aman
Michalis Nikoloudis (sağdaki foto) ile beraber çıkardıkları Synapantima (2003) albümü büyük oranda Nikoloudis parçalarından oluşuyor. Albüm kapağında Ross Daly tarhu ile, Nikoloudis lavta ile görülmekte ve albüm kapağında adı geçen daha pek çok tanıdık isim var. Ülkemizden çok yurtdışında tanınan Ömer Faruk Tekbilek, Daly'nin önceki albümlerinden aşina olduğumuz ritim grubu Chemirani Trio (Cemşid, Bican, Keyvan), önceleri Night Ark grubu ve Sezen Aksu şarkıları dolasıyla tanıdığımız (aynı zamanda Onno Tunç'un kardeşi), son olarak Yaşar Kurt ile çıkardıkları albümde karşımıza çıkan Arto Tunçboyacıyan ve çellist Rufus Cappadocia Daly-Nikoloudis çiftine enstrumanlarıyla eşlik ediyor. İlk parça I Kyra Toy Kastroy harikulade bir enstrumantal. H Pthsh adlı iç burkucu parçada Ömer Faruk Tekbilek neyi ile hüzünlendiriyor bizi. Ben özellikle Psi8yros Sto Aima parçasını çok beğendim, insanın içini ferahlatan bir parça...
Albümün geneli "easy listening" denilebilecek türden parçalardan oluşuyor, fakat asansör müziği de demek yanlış olur. Michalis Nikoloudis'in epeyce jazz fusion kokan Deja Vu (2001) albümü çok daha güzel, özellikle de Roza Dei Venti parçası. Ayrıca Ross Daly, Michalis Nikoloudis'in daha pek taze albümü Armenisths (2009)'de müzisyene kemençesiyle eşlik etmiş, bunu da atlamak istemedim...


Ross Daly'nin epey üretken olduğu 2003 yılında karşımıza bir de Synavgeia (2003) albümü çıkıyor. Part I-II-III adlı üç parçadan oluşan albüm baştan sona enstrumantal. Part II dikkat çekici bir parça, adeta bir arabesk şarkı gibi başlıyor.


Mitsos Stavrakakis ile çıkardığı iki cdlik Echoes Of Time (2004) albümündeki şarkıların tümünün söz yazarı Mitsos Stavrakakis. Eski kayıtlarla yeni kayıtlardan oluşan albümde yukarıda bahsi geçen Thalassa Mavri parçası da yer alıyor.

Microkosmos (2004) albümünde Neyzen Salih Dede'nin Uşşak Saz Semaisi'nin harikulade güzel bir icrası var. Dimitri Psonis'in (alttaki fotoğraf) çaldığı İran santurunun bu lezzete olan katkısı aşikar...

Albümün en ilginç parçası Momentus'da Ross Daly ud çalıyor ve Haris Lambrakis ney üflüyor. Huseyni Azeri isimli parçada saz çalan Daly, son parça olan Epistrophy'da adeta klasik usulde bir saz semaisi ortaya koymuş. Ortalama her albümüne ünlü bir saz semaisi alan Ross bey o eserlerin biraz etkisinde kalmış gibi geldi bana, özellikle Uşşak Saz Semaisi'nin...

video
Ross Daly (tarhu) ve Kelly Thoma (lyra) tarafından icra edilen Neyzen Salih Dede'nin Uşşak Saz Semaisi

Albüm kapağından anlaşılacağı üzere dört müzisyenin beraber var ettikleri bir albüm, Naghma (2005) albümü. Albümde Nayan Ghosh sitar ve tabla, Paul Grant santur ve tabla, Ross Daly rebab, dutar, saz, lyra ve tarhu, Bijan Chemirani zarb ve def çalıyor. Albümde Hint müziğinden, Azeri nağmelerine, sirtodan hüseyni makamında saz semaisine kadar çok geniş bir yelpaze karşımıza çıkıyor.

Konser kayıtlarından oluşan White Dragon (2008) albümünde Tuvalı Huun Huur Tu grubundan Chemirani Trio'ya, Giorgos Xylouris'den Spyridoula Baka'ya birbirinden farklı coğrafyalardan gelen grup ve müzisyenler yer alıyor. Özellikle rengarenk allı-morlu kıyafetlere bürünmüş Huun Huur Tu'nun şamanist ayinlerine benzeyen pentatonik müzikleri albümün esas öğesi, hele hele o ağızlarından çıkardıkları acaip sesler. Benim aklıma Ezel Akay'ın Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü? filmindeki müzikler geldi nedense...

video
Ross Daly & Labyrinth & Huun Huur Tu & The Trio Chemirani

Ross Daly'nin hangi tarihte kaydedildiğini bulamadığım Anadisi isimli bir albümü daha var. Neyzen Salih Dede'nin Acemaşiran Peşrevi'yle başlayan albümün ilerleyen parçalarında karşımıza yine Neyzen Salih Dede'nin önceki albümlerde de karşılaştığımız Uşşak Saz Semaisi çıkıyor. Ross bey bu albümde bir de Misket çalmış ki takdir edilmeyi hak ediyor, artık ülkemizde dahi böyle bir icra kalmadı. Düğünlerde ne çaldıklarını anlayamıyorsunuz bile. To oneiro tis Iokastis ise yazının başında adını zikrettiğimiz Iokastis's Dream adlı parçanın ikinci bölümü.

Albüm ve konserlerinde sık sık Yunan sanatçılarla çalışan Ross bey, Türk müzisyenlerden de epey yararlanmış görünüyor. Türkiye'ye gelip gittikçe Talip Özkan'dan bağlama, Ömer Erdoğdular'dan ney, Necati Çelik'ten ud dersleri almış. Ayrıca ülkemizin pekçok değerli müzisyeniyle de albümlerinde olsun, konserlerinde olsun çalışmıştır. Bunlar arasında Mehmet Erenler, Derya Türkan, Necati Çelik, Ömer Erdoğdular, İstanbul Sazendeleri, Göksel Baktagir, Yurdal Tokcan,Uğur Işık ve Ömer Faruk Tekbilek (kendisi albümlerinde adını Omar olarak yazıyor olsa da) de yer alıyor.

Ross Daly soldaki fotoğrafta Yurdal Tokcan (ud), Göksel Baktagir (kanun) ve Uğur Işık (çello) ile çıkacağı bir konser afişinde, sağdaki fotoğrafta Necati Çelik (ud) ile

İstanbul Sazendeleri (Göksel Baktagir, Yurdal Tokcan, Selim Güler, Emrullah Şengiller, İzzet Kızıl, Yinon Muallem, Volkan Yılmaz)

video
Tanburi Cemil Bey'in Çeçen Kızı icrasında Ross Daly (lyra, tarhu), Yurdal Tokcan (ud), Göksel Baktagir (kanun), Uğur Işık (çello), Zohar Fresco (perküsyon) ve Kelly Thoma (lyra)

Soldaki fotoğrafta İranlı büyük kemençe üstadı Kayhan Kalhor ile birlikte

Kendi albümleri ve katıldığı albümler:
1982 - Ross Daly & Vassilis Stavrakakis - Oneirou Topoi
1990 - Ross Daly & Vasilis Soukas & Labryrinth - Pnoi
1990 - Hronis Aidonidis & Ross Daly - Ta Aidonia Tis Anatolis
1992 - Ross Daly & Labyrinth - Mitos
1995 - Ross Daly & Djamshih Chemirani - An-Ki
1996 - Bustan Abraham & Ross Daly - Abadai
1996 - Ross Daly - Elefthero Simio
1998 - Niki Tramba & Ross Daly & Labryrinth - At The Cafe Aman
2001 - Bijan Chemirani & Ross Daly - Gulistan
2002 - Ross Daly - Beyon the Horizon
2002 - Ross Daly - Kin Kin
2003 - Ross Daly - Cross Current
2003 - Ross Daly - Iris
2003 - Ross Daly & Spyridoula Toutoudakş - Me Ti Fevga Tou Kairou
2003 - Ross Daly & Michalis Nikoloudis - Synapantima
2003 - Ros Daly - Synavgeia
2004 - Ross Daly & Mitsos Stavrakakis - Echoes Of Time
2004 - Ross Daly - Microkosmos
2005 - Ross Daly - Naghma
2005 - Bijan Chemirani & Stelios Petrakis & Ross Daly - Kismet
2008 - Ross Daly - White Dragon

Girit'te açtığı kurs-okulda başta Yunanistan olmak üzere Avrupa'nın dört bir yanından gelen öğrencilere Doğu müziğini öğretiyor. Ülkemizden ud sanatçısı Necati Çelik, ney üstadı Ömer Erdoğdular ve bağlama deyince akla gelen ilk isimlerden Mehmet Erenler'in verdiği dersleri alanlar arasında papazlar da varmış.
Ross Daly albümleri özellikle Anadolu, Balkanlar ve Ege müziğini tanımak isteyenler için birebir. Zeybeklerden sirtolara (sirtos-syrto), Bektaşi nefeslerinden saz semailerine kadar ülkemiz müziğini, bir de yabancı (kendisine her ne kadar yabancı demek istemesem de) eller ve dillerden dinlemek isteyenler bu albümleri es geçmemeli. Burada ince bir noktaya da haddim olmayarak değinmek istiyorum ki, kendi kültürümüzü nedense oryantalistler gözüyle öğrenmeyi biz pek severiz, Allah'tan Ross bey onlardan değil.

9 yorum:

  1. Şahane bir yazı, teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  2. Ben teşekkür ederim efendim...

    YanıtlaSil
  3. Ross Daly yazısı epey bir ilgi gördü ve konuyla ilgili dilimizdeki en geniş kaynaklardan biri oldu. Alıntılarında kaynak gösteren, göstermeyen tüm arkadaşlara teşekkürler, özellikle kaynak göstermeyenlere...

    YanıtlaSil
  4. cok tesekkurler, yazı için..
    baki muhabbetler..

    YanıtlaSil
  5. arkadaşlar

    Afou 'heis Allon Sti Kardia

    parçasının şarkı sözlerini türkçe ve ya ingilizce çevirisini arıyorum yardımcı olur musunuz.

    e mail adresim : akkayaufuk@hotmail.com

    YanıtlaSil
  6. Merhaba.
    Tesadüfen nette arama sonucu gördüm bloğunuzu ve Ross Daly yazınızı.Öncelikle bu nadide kişilik için yazmış olduğunuz,iyi araştırılmış ve doyurucu bilgiler için tebrik ederim.Kıskandığımı da belirtmek isterim.Zira ben de Ross Daly hayranı olarak çevremdeki arkadaşlarıma kendisini tanıtır ve tavsiye ederim.Genel olarak evrensel müziğe özelde de Türk müziğine önemli katkıları olmuş bu kişi için oryantalist bakış açısının gereksiz olduğu konusunda sizinle hemfikirim.
    En sevdiğim şarkısı da oldukça uzun olan ve iniş-çıkışlarıyla ve gerilimiyle sürükleyici özelliği olan "elefthero simio"dur.
    Bu arada bilmem tanıyor musunuz,İspanyol grup olan "L'ham de Foc" ile çalışmaları da vardır.Videolarına eminim rastlamışsınızdır.Şu an dağılmış olan grup benim en sevdiğim guruplardandır.Eğer dinlemediyseniz videolarını izlemenizi ve Ross amcanın o müthiş bağlama yorumunu görmenizi öneririm.
    Kendilerin yıllar önce Kayseri Belediyesinin bir festivaline konuk olduğunu öğrenince beni şaşırtmış bir zattır.Keşke o zaman kendisini tanımış olsaydım.
    Ross Daly albümlerinin hepsi elimde mevcuttur.Eğer eksiğiniz veya fazlanız varsa paylaşmaya hazırım.Saygı ve selamlarımla...

    YanıtlaSil
  7. Bir süredir bakmıyordum bloğa. Onurlandırıcı sözleriniz için çok teşekkür ederim. L'ham de Foc grubunu dinleme fırsatım oldu ama aynı lezzeti alamadım. Nedendir bilmem pek sevemedim. Ross Daly albümlerine gelince bunlar dışında olanlar varsa niye olmasın paylaşımınızı beklerim.

    Yeni yazılarda buluşmak üzere...

    YanıtlaSil
  8. Yüreginize, emeginize saglik. Bir müzik sevdasi-sevdalisi ancak bu kadar olur. Ruhum saha kalkti, gönlüm pervaneler gibi döndü musikinin semalarinda sayenizde.

    Saygi ve Sevgilerimle

    YanıtlaSil
  9. Bir Bektaşi Nefesini Girit orjinli bir müzikalite grubundan duymak her ne kadar gurur vesilesi olsada aslında utanç meseleside aynı zamanda.

    YanıtlaSil